17 Mart 2012 Cumartesi

Bir Osmanlı dizisi daha alır mıydınız?

 
Nasıl desem, zaten bir yapım daha başlamadan uzun süre üzerine komplo teorileri üretiliyorsa ya da bu teoriler gerçeklik payı taşıyorsa, en azından acaba dedirtiyorsa, en önemlisi belirlenen günden aylar sonra başlıyorsa bir şeyler ters gitmiştir, bir şeyler eksik ve aksaktır. İşkillenmek gerekir.
İşte dün TRT 1’in izleyiciye bu seneki büyük vaadi; Bir Zamanlar Osmanlı- Kıyam yüksek beklentiyi karşılayamıyor.
Ezel Akay ve TRT sorunu 4 bölümün de çöpe gitmesine neden olmuş. Ezel Akay gibi iyi bir atmosfer yaratıcı, iyi bir masal anlatıcı şu ankinden daha iyi bir sonuç çıkartmıştır diye düşünüyorum.
Dizi, daha padişahın ilk sahnesinde bu nasıl yapay bir dekor, acaba green-box ile mi çekilmiş dedirtti bana; hatta ekrana yaklaştım baktım. Bu kadar suni olabilirdi.
Yanılmayı umuyorum ama o kadar dev plato yapılmasına rağmen bence green-boxlı çekimler mevcuttu maalesef ve çok gözüme battı, doğallıktan uzaktı.
Hikaye, Lale Devri ve Patrona Halil İsyanı arasında geçiyor, tarih derslerinde bu dönemi ezberlemişizdir, haliyle epey ilgi çekerdi…(Lale Devri adında da dizimiz var ama onun bu devirle hiç alakası yok)
Patrona Halil de burada, Damat İbrahim de…(ama benim aklıma Nedim geliyor, dizide var mıydı ben mi kaçırdım)
Yani gerçekten de Osmanlı’nın bu dönemini ele alalım fikri akıllıca…
Ancak işte sadece fikir yeterli olmuyor, birçok açıdan sorunlu bir bölümdü.
Özellikle tam da daha yeni Fetih 1453’ü izlemiş ve beğenmişken Cemal Hünal’ın o dövüş sahnesi bildiğiniz müsamere tadındaydı.
Aklıma Fatih ile Ulubatlı Hasan’ın ilk kılıç dövüşü geldi, gerçekten de çok çok başarılıydı.
Oyunculuk açısından belki de en beğendiğim Tolga Karel oldu.
Dizinin eğer tutulması isteniyorsa senarist; Karel’in canlandırdığı intikam dolu Kasım Ağa karakterine epey yüklenmeli.
Malumunuz bol entrika, bol çatışma…izlettiriyor…
Dizinin danışmanı olarak ise yine Fetih 1453’e danışmanlık yapan Prof. Dr. Feridun Emecen ismini gördüm. Bundan sonra hangi tarihi durum olsa Emecen’e danışılacak demek.
Dizi beklentimin ve her anlamda Muhteşem Yüzyıl’ın altında kaldı demem gerekir. Reytinglerde de öyle olacaktır.
Rakamlarla Bir Zamanlar Osmanlı- Kıyam
Dizi için Kocaeli Seka Park arazisinde Avrupa’nın en büyük film platosu yapılmış. Plato 260 dönüm arazi üzerinde 100 dönüm kapalı alana sahip. Platoda marangozhane, demir atölyesi ve boyahane dışında konfeksiyon, deri ve döşeme atölyeleri mevcut. Sabit 17 dahili mekan dekoru, Osmanlı sokakları, Galata Meydanı, Ayvansaray dahil olmak üzere dış mekanlar,15 at kapasiteli bir at çiftliği ve bir manej yapılmış.
Ayrıca kurgu için de 2 adet kurgu seti olan kurgu odası düşünülmüş.
400 m2lik bir kostüm atölyesinde 5 kişilik tasarım ekibinin başında olduğu 10 terzi, 1 nakış ustası, 1 deri ustası; sanat yönetmenine bağlı olarak ise 3 marangoz, 2 demir ustası, 3 boya ustası, 3 prop ve aksesuar ustası bulunuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder